Tuesday, June 05, 2007


Karıncaya...


Ürd-i Behişt Ardından

Boş olsun istiyorum, loş olsun bu odalar
Sevinçleri nefyetsin eskinin trenleri
Trenler melodisi eski dertli şarkılar
Trenler binenleri müstakil inenleri

Matineler devamlı, lebaleb sinemalar
Sinemalar gösterir müstehcen filmleri
Filmler en mahremi batnıma ayna tutar
Aynalar ufka dogru, gösterir bitenleri

Yâr-i bihter koynunda geçti ise nevbahar
Âgah kılar yaz kokan her resim elemleri
Ne vakit ki baharın tüm çiçekleri solar
Gönül tahattur eder meçhule gidenleri

Bitmezdi yoksa bu dem sırlanmazdı kapılar
Sivrilip yazmayaydı tahattur kalemleri
Madem yazdı şâd olsun, yâd olsun hatiralar
Zevk ile tâzelesin mukaddes elemleri

Sunday, April 01, 2007


Friday, March 23, 2007

İlahi

Muradım kapına eşik olayım
Kademin öpeyim herbir geçişte
Lutfeyle basıver bende yanayım
Ereyim nûruna herbir öpüşte

Rah-ı Nureddine sen kabûl ettin
Ağarttın başımı hemde kul ettin
Kederi bendenden anda dûr ettin
Ne devletler buldum o diz çöküşte

Bendenem kıl nazar ne olur ey mâh
İklim-i Uşşaka sensin padişah
Demesin şu garip mahşerde eyvah
Terazim tutuver hesap verişte

MURÂDÎ dü cihan sen tut elimden
Dest-i necis utanır o pak yedinden (Bestelenmiş halinde 'o pak elinden' diye okunur)
Kelâm-ı Tevhîdi duyur sesinden
Tâcine teshil eyle vakt-i göçüşte


Sûz-i Dil Makamında semai usulüyle bestelenmiştir

Friday, February 16, 2007

Yek Geda der Sultan

Fecre kadar gördüğüm rüyalarımda sensen
Ya sen kimsin cismiyle şu karşımda gördüğüm
Dâr-ı Aşkta hemîşe canını veren bensem
Ya bu kim leş cismini huzuruna sürdüğüm

Mızıka

Rüyanın notaları kaydolupda yazılmaz
Meşkolunmaz yazılsa meydan-ı cemiyette
İnfirâdi peşrevdir usûl kudüm vurulmaz
Bir Sultan âsân eder sohbet-i hamiyyette

Thursday, January 18, 2007

Bir Niyazcığa...

Sultânın Düşü

Varılmaz hayaller yıldız olurmuş
Varılır hayaller atlı karınca
Tarlalar mahsûlü dağa dökermiş
Krallar tahtını kumdan yapınca
Rengârenk dağların münbit bağları
Islâh edilmemiş ham çocukları
Celbedip birbir şehrin dışına
Emânet yüklemiş güzel dağlara
İşte bu hikâye sesim titretir
Ağlarım yâdıma yâr olduğunda
Benim ırak yıldızım hayal serhaddim
Atlı karınca olmuş şehre varınca

Tuesday, November 07, 2006

Mevsimden Kalan
Macera sermayesi küçük güllerin
Terini silmeyen devleri vardı,
Cüceler boğulup o ter gölünde
Güllerin dibinde medet arardı

En masum sevimli küçük kediler
Heyecan kovalar gül diplerinde
Kedilerde gider bir gün dediler
Derken gülün beti benzi sarardı

Ne bilinmez sermayeler tüketip
Var bildigi yokları nimetten sayıp
Resmini güllerin altina koyup
Geçirdiğim cümle günler zarardı

Wednesday, September 20, 2006

Buradan Ancak Bu Kadar

Sesin Ezanlardır, bazen cıstak ve korna
Kanun ile klarnet yatsı vaktinden sonra
Güneş günün ardından Marmaraya girerken
Yeni yeni şiirler düzeceğim methine
Çekilecek perdeler vakit bitecek derken
Şen şakrak kahkahalar, hüzünler ekilirken